|
|
|
|
Free Speech Forum
[ Home | Contents | Search | Post | Reply | Next | Previous | Up ]
Rum Yönetiminin dolaylı tanınmasından daha büyük bir tehlike karşısındayız..
From:
Date: 20 Dec 2004
Time: 15:03:35 -0600
Comments
Sabahattin İsmail Volkan gazetesi başyazarı
Son günlerde Rum basınında yer alan haberler, İngiliz, ABD, AB, BM ve AKP hükümeti yetkililerinin yaptıkları açıklamalar, Rum yönetiminin dolaylı tanınmasından daha büyük bir tehlike ile karşı karşıya olduğumuzu ortaya çıkarmıştır... Türk kamu oyu, siyasi partiler, basın, örgütler ve aydınlar, kaç gündür, Rum yönetiminin dolaylı tanınması ile meşgul olduğu için bu büyük tehlike gözlerden kaçmıştır... Tehlike nedir? - Annan Planının Rumların istediği gibi değiştirilerek kabul ettirilmesi, KKTC'nin tasfiyesi ve Kıbrıs'ın Türkiye'den koparılmasıdır... İngilizlerin hazırladığı ve AB ile ABD'nin destek verdiği, Erdoğan ile Gül'ün ise bilerek veya bilmeyerek uygulamayı kabul ettiği senaryo şöyle kurulmuştur: 1- Türkiye'ye 3 Ekim 2005'e kadar Rum yönetimini tüm Kıbrıs'ın meşru hükümeti olarak tanıma önkoşulu getirilmiştir...Erdoğan ve Gül, daha önce tüm verdikleri sözleri ve devlet zirvesinde alınan kararları çiğneyerek, bu önkoşulu kabul etmekle Türkiye'nin başına demoklesin kılıcını kendi elleri ile asmışlar ve bu tarihe kadar yapılacak müzakerelerde Türkiye'nin elini müthiş şekilde zayıflatmışlardır... 2- Senaryonun 2. aşamasında, Şubat ayında yapılacak erken seçimlerde AB, ABD ve AKP hükümeti, Rum tarafının Annan Planında istediği değişiklikleri kabul edecek bir iktidarın oluşması için maddi - manevi; ekonomik ve siyasi tüm ağırlıklarını koyacaklardır...Böylece CTP ağırlıklı teslimiyetçi bir hükümetin seçimleri kazanmasını sağlamaya çalışacaklardır... 3- Senaryonun 3. aşamasında, Nisan ayında yapılacak olan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Rumların Annan Planında istediği değişikliklere imza atacak olan teslimiyetçi bir kişinin "görüşmeci Cumhurbaşkanlığına" seçilmesi aynı yöntemlerle sağlanacaktır...Cumhurbaşkanı Denktaş yeniden aday olmayacağını açıkladığı için bu iş onlar açısından daha kolay olacaktır... 4- Senaryonun 4. aşamasında BM Genel Sekreteri Annan, Mayıs-Eylül dönemini kapsayacak olan yeni müzakere sürecini başlatacak ve Rumların Annan Planındaki değişiklik isteklerini de içeren yeni İngiliz-ABD-Rum planını sunacaktır... Bu aşamada daha önce "Annan Planını yeniden müzakere etmeyiz, değişiklik kabul etmeyiz, 2. bir referanduma gitmeyiz, Annan Planı ölmüştür" diye açıklama yapan Erdoğan, Gül ve Talat, bu sözlerini de çiğneyerek Rumların isteklerini görüşmeye başlayacaklardır... 5- KKTC'de iktidara getirilen teslimiyetçi hükümet ve teslimiyetçi "görüşmeci-Cumhurbaşkanı", ABD, AB, İngiltere'nin telkinleri ve AKP hükümetinin de desteği ile bu plana imza atacaktır... 6- AKP hükümeti ise, "bu planı kabul etmezsek, 3 Ekim 2005'de Rum devletini tanımak zorunda kalacağız, o zaman tüm Kıbrıs'ı kaybedeceğiz, Türkler de azınlık olacak, işgalci duruma düşeceğiz; tanımazsak bu kez tam üyelik müzakereleri başlamayacak" diyerek bu anlaşmaya destek verecektir....Üstelik bunu yaparken, "ne yapalım, ordaki hükümet, görüşmeci ve halk bunu kabul etti, bu durumda bize birşey söylemek düşmez" diyerek, sorumluluğu da Kıbrıs Türk Halkının üzerine atacaklardır...Hatta bununla da yetinmeyecekler ve "40 yıllık Kıbrıs sorununu çözdük...Büyük Zafer kazandık, Rumları anlaşmaya zorladık, Türk eyaletinin garantörü olmamızı kabul ettirdik" diyerek Ankara ve İstanbul'da Zafer Şölenleri tertipleyeceklerdir... 7- Rum isteklerini kabul ederek KKTC'yi tasfiye edecek ve Rum ağırlıklı "birleşik Kıbrıs'ın" Türk eyaletini oluşturmayı hazmedecek olan bizdeki teslimiyetçi hükümet ve teslimiyetçi "görüşmeci-Cumhurbaşkanı" ise, "ne yapalım, 3 Ekimde Türkiye Rum yönetimini tanırsa herşeyi kaybedecektik, azınlık olacaktık, yama olacaktık, anlaşmayı kabul etmezsek Türkiye'nin önünü kapatacaktık, müzakereler başlamayacaktı" diyerek "40 yılda çözülmeyen Kıbrıs sorununu çözdükleri" için büyük barış şölenleri düzenleyeceklerdir... 8- AB, ABD ve BM ise, teslim olan bizdeki hükümete, "görüşmeci Cumhurbaşkanına" ve onlara destek veren AKP hükümeti yöneticilerine açıklamalarla destek verecekler, gösterdikleri "liderlik ve uzlaşma anlayışı" için övgüler düzecekler, "yılın devlet adamı ödülü"nü verecekler ve büyük bir olasılıkla Nobel Barış Ödülü'ne de aday göstereceklerdir... 9- Senaryonun 5. aşamasında ise imzalanan teslim anlaşması uygulanacak, Türk askeri ve Türkiye'den Kıbrıs'a gelen onbinlerce vatandaşımızın geri çekilmesi takviminin uygulanmasına başlanacak, Rumlara verilecek köy ve kentlerin boşaltılmasına geçilecek ve onbinlerce Rum Kuzey'e dönmeye başlayacaktır.. 10- Senaryonun 6. ve son aşamasında ise, Kıbrıs'ta canla ve kanla kurulan bağımsız Türk devletinin tasfiyesi gerçekleşecek, böylece, Kıbrıs'taki Türk varlığını yok etmeyi ve Kıbrıs'ı Türkiye'den koparmayı amaçlayan 2. Girit senaryosunun son perdesi başlamış olacak... **** Bu yazımı herkes kesip saklasın...Çünkü, kurgusunu İngiltere, Yunanistan, AB ve ABD'nin yaptığı, AKP hükümetinin ise bilerek veya bilmeyerek oynamayı kabul ettiği senaryo budur.. Yarınki yazımda, emperyalist güçler tarafından hazırlanan, Türkiye ve KKTC'deki işbirlikçileri tarafından da uygulanması benimsenen bu senaryonun nasıl bozulabileceği konusundaki görüşlerimi aktaracağım...
Articles, text are offered at this site under the "fair use" principles